Mehmet Ali Birand isimli bu şahıs, devleti dolandırmaktan hüküm giymiş, hapis cezası almıştı. Olayı bilmeyenler için kısaca anımsatayım. Bu adam Belçika’da yaşayan bir Belçika vatandaşı idi ve TRT’ye yurtdışından program yapardı. Yaptığı harcamaların fatura ve makbuzlarını TRT’ye gönderir, parasını tahsil ederdi. Günün birinde bu kurumun yönetimi duruma uyandı:
Mehmet Ali, TRT’nin içindeki şebeke ile işbirliği yapmış, kurumu dolandırıyordu.
TRT’ye sahte faturalar, düzmece belgeler gönderip büyük miktarda paraları cukkalıyordu. Bazı faturaların üzerinde değişiklik yapıyordu. Örneğin 100 dolarlık faturanın başına 1 koyup 1.100 dolar tahsil ediyordu.
Devreye TRT Teftiş Kurulu girdi. Bu adamın bütün belgeleri incelendi, irdelendi ve ortaya korkunç bir dolandırıcılık olayı –belgelerle- çıkarıldı. Müfettişler Belçika gibi bazı ülkelere gidip inceleme yaptılar. Fatura ve makbuzların alındığı bazı yerler hayali idi. Bunları Mehmet Ali kendisi üretmiş, paraları TRT’den çekmeyi başarmıştı. Mehmet Ali’nin düzmece belgeleri polis laboratuvarı tarafından incelendi ve rezalet bir kez dahabelgelendi.
O sırada TRT’nin başında, kamuoyunda Bizanslı Tayfun diye bilinen Tayfun Akgüner vardı ve Mehmet Ali’nin en yakın adamı idi. Bizanslı Tayfun bu soruşturmaları yaptırmamak için büyük çaba harcadı ama başaramadı…Ve Teftiş Kurulu tarafından belgelenen yolsuzluk ve vurgunlar mahkemeye taşındı. Teftiş Kurulu raporundan kısa bir alıntı:
“Mehmet Ali Birand’ın mevcut olmayan firmalar adına kendi el yazısıyla sahte faturalar ve belgeler düzenlediği, firmalarca düzenlenen faturaları tahrif ettiği, bedelini TRT’den tahsil ettiği faturaların bir süre sonra ikinci nüshasını veya fotokopisini ibraz ederek bir defa yapmış olduğu harcamayı Kurum’dan ikinci kez tahsil ettiği, ödenmesi mümkün olmayan harcama kalemlerine ait belgeleri program harcaması gibi gösterip bir kez daha tahsil ettiği, kendisinin, eşinin ve çocuğunun özel harcamalarını da (Giysi, çamaşır, ev eşyası) eşinin belgelerdeki adını silerek tahsil ettiği anlaşılmıştır.
Bu durum Brüksel ve Paris Ticaret Sicili Dairelerinin kayıtları, Brüksel Büyükelçiliğimizin resmi yazıları ve Polis laboratuarları raporlarıyla da kesin olarak saptanmıştır.”
Belçika, Almanya, Avusturya, İngiltere, ABD, Rusya, İtalya, İsviçre, Fransa…Rapora göre, hangi ülkeye gitse orada para cukkalamış, TRT’yi yıllarca dolandırmıştır.
--
Dava devam ederken TRT’den tırtıkladığı paraların tümünü iade etti ve bu yolla, cezada indirimden yararlanmayı başardı.
Gerekçeli karardan bir cümle: “TRT’nin zararını ödemesi ve sanığın hal ve tutumu lehine indirim olarak değerlendirilmiş olmakla, cezasından 1/6 indirim yapılarak 11 ay 20 gün hapsine…”
Hakkında ikinci dolandırıcılık davasına Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinde bakıldı. Genel Müdür Bizanslı Tayfun’un dosyaları geciktirmesi nedeniyle, bu kez değişik bir karar çıktı:
“Suçu sabit görülmüştür, ancak dava zamanaşımı nedeniyle düşmüştür.”
İkinci dolandırıcılık davasından böyle kılpayı yırtmayı başardı!
--
Bu Mehmet Ali Birand isimli adamın bu rezil olayı daha sonra bütün belgeleriyle kitap yapıldı: “Birand Dosyası.” Yazarı Burak Reis Sat. (Kuvayı Medya Yayınları.)
Onu iyi tanıyın. Yıllardır karşınıza çıkıp ahkam kesen, bir gazetede köşe yazarı olan adam işte budur! Dolandırıcılıktan hüküm giymiş bir gazeteci bozmasıdır.
Şimdi bu yazıyı yazarken kesinlikle biliyorum, insanlar bu olayı unuttu. Genç okurlar hiç bilmiyor. O yüzden bunları bir kez daha gündeme taşıyorum ki, herkes kimin ne olduğunu bilsin.
İnsan biraz utanır, haddini bilir canım! Sen yüz kızartıcı suçtan hüküm giymiş olacaksın, sonra başkalarına bulaşacaksın, laf sokuşturacaksın!
Bu Mehmet Ali’de hiç utanma sıkılma duygusu olmadığı da bilinir. Olmasın da, devletten yıllarcı para tırtıklayan bu adamın kendi karısının, çoluk çocuğunun suratına yıllardır nasıl baktığını ben anlayabilmiş değilim. Acaba onlardan da utanmaz mı! Düşünün ki, rahmetli büyüğümüz Çetin Emeç’in cenazesine gönderdiği çelenkin parasını bile üçkağıt yöntemiyle TRT’ten tahsil etmeyi başarmıştı.
Bu adam gibi yakalanıp hapis cezası alan bir gazeteci başka ülkelerde olsaydı, onun suratına kimse bakmazdı. Ama bizde öyle değil. Devleti yönetenler bile onun programına çıkıp karşısına oturmaktan –yıllardan beri- utanmıyorlar.
Ve şuanda: Mehmet Ali Birand ( Galatasaray Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder